
Kendi Ritminde Hareket Etmek
HER GÜN AYNI HISSETTIRMEZ
Bedenin ritmi sabit değildir. İyi bir hareket rutini, bunu sorun olarak görmek yerine hayatın doğal değişkenliğiyle çalışır.
Her Gün Aynı Hissettirmez
Bir pazartesi sabahı güçlü hissedersin; salı günü aynı beden daha yavaş bir tempoya ihtiyaç duyabilir. Uykun, iş yükün, yolculukların, mevsim, zihinsel yoğunluk ve günün akışı hareketle kurduğun ilişkiyi değiştirir. Bu değişkenlik rutinin bozulduğu anlamına gelmez. Tam tersine, sürdürülebilir bir hareket düzeni bedenin her gün aynı performansı vermeyeceğini kabul ederek kurulur.
Baskısız Hareket
Hareketi yalnızca süre, tekrar ve kaloriyle ölçmek kolaydır. Fakat her hareketin amacı sonuç üretmek zorunda değildir. Kısa bir yürüyüş, mat üzerinde on dakika, uzun bir esneme ya da yalnızca bedeni açmak için yapılan birkaç hareket de günün ritmini değiştirebilir. Buradaki mesele daha az yapmak değil; o gün neye ihtiyacın olduğunu ayırt edebilmektir.
Ritüel, Programdan Daha Uzun Yaşar
Katı programlar yoğun dönemlerde ilk dağılan şey olabilir. Ritüeller ise biçim değiştirir. Sabah antrenmanı yapılamıyorsa akşam yürüyüşüne dönüşür; uzun ders için zaman yoksa kısa bir mat rutini devreye girer. Süreklilik, aynı hareketi tekrar etmekten çok hareket için hayatta yer tutabilmektir.
Kıyafet de Ritme Uyar
Günün farklı anlarında kullanılan parçaların da tek bir role sıkışmaması giderek daha anlamlı. Bedeni takip eden bir tayt, yumuşak bir üst ve gerektiğinde eklenen bir katman; stüdyoda başlayan görünümü günün geri kalanına taşıyabilir. Hareket için giyinmek, günün geri kalanından vazgeçmek anlamına gelmez.
Kendi Temponu Seçmek
Sessiz Özgüven burada bir performans fikri olmaktan çıkar ve seçim alanına dönüşür. Başkasının temposunu kopyalamak yerine kendi hızını fark etmek. Hızlanacağın günü de yavaşlayacağın günü de aynı hayatın parçası saymak. Zarafetle Hareket Et. Güçle Yaşa. cümlesinin JERF için en insani karşılığı bu olabilir.

